Karalama Defteri 413 3

Çizgi Filmler ve Çocukluğum

Bu yazımda aslında geçmişe duyulan bir özlemimden, biraz sevdiğim çizgi filmlerden ve bu çizgi filmler hakkında küçük bilgilerden bahsetmek istiyorum.

Sürekli söylenen klasik bir cümle vardır ya “bizim zamanımızda” diye başlar ve şöyledi böyleydi diye anlatılır hep, işte sanırım bu tür şeyler anlatmak için bizimde yaşımız gelmiş artık. Biz dediğimde öyle çok eski bir zaman dilimi değil 90’lı yılların çocuklarından bahsediyorum. En yaşlısı 90’lı en genci de 93’lü olanlar diyelim. 94-95’i karıştırmayalım buna. Bizim zamanımızda sabah erken saatlerde yayınlanan çizgi filmler vardı. Öğlenci olduğumuz zamanlar okula gidene kadar izlediğimiz çizgi filmlerdi bunlar. Sabahçı olan öğrenciler içinde akşam tekrarı yayınlanırdı. Bazen hasta olurdum okula gitmezdim hem sabah hemde akşam yayınlanan tekrarını izlerdim bıkmadan sıkılmadan. Okulda da sıkılmazdık biz çünkü herşey sarpa sarmamıştı o kadar. Tek yapmamız gereken basit bir iki cümleyi okumak, basit bir iki harfi hatırlamaktı. Öğrendiğinde sınıfa ve öğretmenlere çikolata dağıtırdın, ayrıca kurdela takardı öğretmenin sana okumayı söktüğünü bilsinler diye göğsünü gere gere dolaşırdın okulda. Böyleydi çocukluğumuz bizim ne elimizde telefon vardı, ne aklımızda online oyunlar. Tek bildiğimiz oyun su kapaklarına doldurduğumuz macunlar ile gazoz kapaklarını vururduk. birbirimizi hüterdik, öyle çokta para etmezdi 1 liralık macun yeterdi bu oyunu oynamak için. Onuda zaten alırdık 2 sene kullanırdık.

Ben okuldan geldiğim zaman çizgi film kuşağı başlardı. Annem yolda mutlaka yiyecek “halley” tarzı tatlı birşeyler alırdı bana. Sonra ben onu çaya batıra batıra yerdim. Erirdi üstündeki çikolatası çok tatlı bir kıvamı olurdu. Yerkende çizgi filmimi izlerdim. Dişlerim döküldüğü zamanlar çoğu o halleylerin üstünde kalmıştı, ısırırken sürekli düşerdi sallanan dişlerim. O zamanın çok güzel çizgi filmleri vardı. Özellikle tom, jerry, sylvester, tweety, daffy duck, road runner, çakal ve bunlara sürekli problem çıkartan avcı porky pig veya onun insan versiyonu saftirik elmer. Ayrıca jetgiller, maske, scooby doo, redkit,taş devri ve ninja kaplumbağalarıda unutmamak lazım. İzlerdim sürekli izlerdim ve bıkmazdım. Yeri gelirdi aynı bölümü defalarca izlerdim, hem yapacak başka birşey yoktu hemde sanki ilk defa izliyormuşcasına heycanlanırdım o çizgi filmleri seyrederken.

Looney Tunes

Daha sonrasında power rangers diye bir dizi türemişti. İzlerken çeşitli hayaller kurduğum ve kendimi sürekli o dizideki karakterlerin yerine koyduğum, her günümü ayrı bir hayal dünyası olarak yaşamamı sağlayan o muhteşem dizi. Sonrasında çocukların beynini yıkadığı gerekçesiyle kaldırmışlardı yayından. Çok gereksiz bir karardı ama bir daha izleyememiştim çocukken. Ne kadarda heycanlı ve istekli izlerdim onları, kendime kağıtlardan uçaklar yapar onları izlerken savaştırırdım aynı şekilde. Öyle birşeydi power rangers ve şimdilerde bir filmi çıkacağını duydum, açıkcası çok sevindim. Bunlardı benim çocukluğum işte, sokaklarda it gibi koşar, boncuklu silahlarla oynar, hortumla fişek atar eve gelir çizgi filmi deli gibi izler ve gece olunca gecekondu evlerinin verdiği başka bir sıcak komşuluk ilişkisiyle kapıda annemin salıncak gibi yaptığı eteğine oturur onları dinlerdim. Çocukluk işte uyuklardım, birşey anlamazdım ama dinlerdim huzur verirdi, mutlu ederdi. He tabiki pokemon efsanesini unutmamak gerekiyor. Bu kadar yazıpta ona bir bölüm ayırmazsam olmaz sonuç olarak çocukluğumda büyük öneme sahip bir çizgi film. Cipslerden az mı taso arardık. Sokaklarda sabahtan akşama birbirimizi yenmeye çalışır sadece çok acıktığımızda eve gider alel acele ekmek arası birşeyler yer ve geri dönerdik. En çok taso, en nadir tasolar kimde var onlara gıpta ile bakardık.

Power Rangers

Büyüdüm çok şey değişti, çizgi filmlerdeki o masumluk değişti. Eskisi gibi kediler, köpekler kuşlar değil artık robotlar, uzaylılar ve daha benzeri bir sürü şey yerini aldı çizgi filmlerde. Yinede hala düzenli olarak izlediğim bazı çizgi filmler yok değil. bunların arasında Jhonny bravo, fosterın hayali dostlar mekanı, sürekli dizi (regular show), adventure time ve gumball bulunuyor.

Cartoon Network

Kanepeye uzandığımda televizyonu açıp elime içeceğimi aldıktan sonra ışıkları kapatıp cartoon networkte o çizgi filmleri izlemek en az çocukluğumda sabah uyanınca o güzel çizgi filmleri izlemek kadar zevk veriyor. Fakat artık eskisi kadar ne vakit var nede istek. Hayat ve para kazanma çabası insanların özgürlüğünü öyle bir kısıtlıyor ki, çok istedikleri şeyler bile içlerinde yavaş yavaş köreliyor.

Herneyse böyle bir yazıda içimi dökmek çocukluğumdan bahsetmek istedim. Söylediğim çizgi filmleri de izleyin bilmeyenler gerçekten kafanızı 10 dakikalığına bile olsa tamamen boşaltacak hikayelerden oluşuyorlar.

Umarım bir gün yine o çocukluğumuzun masumluğunu ve huzurunu yakalayabiliriz. Yoksa bu dünyanın çekilir başka tarafı kalmayacak.

“Çizgi Filmler ve Çocukluğum” üzerine 3 yorum

  1. Ahmet Güral dedi ki:

    Hepsi çocukluğumuzun kahramanları iyilerin dostu kötülerin baş belası 🙂 Şimdiki çocuklara bakıyorum da eskiden bi haber tatsız tuzsuz büyüyorlar. Nerde mog ve sweet nerede kaptan mağara adamı… Susam sokağı filan… bence biz daha şanlıymışız.

    1. admin dedi ki:

      Bir gün çocuklarım olursa onları bu şekilde büyütmemeye yemin ettim bu yüzden 🙂

  2. marca dedi ki:

    Okuldan çıktıktan sonra bir güzel yemek yenilirdi. Ondan sonra hava kararmasına yakın sıcacık evinde Heman, Şirinler, Tweety, Silvester gibi çizgi filmler heyecanla beklenirdi. Hala ara sıra izlerim çocukluğumu hatırlarım. Şu anda ki çizgi filmlerin görüntü kalitesi çok daha iyi fakat aynı saflığı bulamıyorum içlerinde :).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir