Karalama Defteri 93 0

Hayat Neden Zordur ?

Bu yazıda anlatacağım herşey benimle alakalıdır. Başlıklada belki biraz ilgisi olabilir. Başlık bulamadım oğlum.. napıyım? Herneyse konumuza geçelim.

Hayatın her insana aynı koşulları hiç bir zaman sunmuyor. Bazı kişiler aşk hayatında mutlu olurken bazıları ise bol para kazanıyor. Tabi bu devirde paran varsa seni sevecek birini kolayca buluyorsun. Bu yazımda bahsedeceğim kişi “kendim” olduğumdan dolayı, bu iki kategoriyede girmediğimi söyleyebilirim. Ne para kazanabiliyorum, ne aşk hayatımda mutlu olabiliyorum. Hayat sanki beni en kuytu sokağının en karanlık köşesine atmış gibi hissediyorum bazen fakat elimden hiç birşey gelmiyor ve bitişimi izliyorum.

Mutluluk ne güzel şey değil mi ? Hayatın insanlara bahşettiği bir çok güzellikten sadece biri ve insana en çok gerekli olanı bence. Evet, mutlu olmaktan bahsediyorum. Hani küçükken o çok istediğimiz fakat bize hiç bir faydası olamayacak, iki gün sonra kıracağımız o aptal oyuncağı aldığımızda hissettiğimiz o derin huzur ve başarmışlık hissinden bahsediyorum. Bence mutluluk bunlardan ibaret. Tek başına hiç birşey ifade etmeyen bir hisse benziyor. Mutlu olmak için her zaman bir sebebiniz olması gerekir. Huzur gerekir, başarmışlık hissi gerekir veya sadece ve sadece yanınızda canınızın yarısının olması gerekir. İşte ben bu mutluluğu yaşamak için gerekli sistem gereksinimlerini barındırmıyorum malesef. Ne başarılı bir geçmişim var nede başarılı güzel giden bir aşk hayatım. Yaşım daha 24 olmasına rağmen bu hayatta bıkmış ve sıkılmış bir durumdayım. Aslında bu yazıyı okuyan biri daha ne yaşadın ki uzun bir ömrün daha var gibi bir cümle kurabilir. Her yaşadığım sene ömrümden 10 sene götürüyormuş gibi hissediyorum. Hani derler ya duvarı nem insanı gam yıkar diye, işte o gam benim bütün organlarımı çürütüyormuş gibi hissediyorum.

Birde bunların üstüne yaşadığım ülkenin durumu var tabi. Ne özgürlüğümüz kaldı ne birşey. Sokakta gezerken bir sakallı görünce insan ister istemez irkiliyor. Tabi sakallı dediysem abartmaya gerek yok. Anladınız siz hangi tipleri kast ettiğimi. Neyse siyasete girmeyeceğim, çünkü girince çıkamam. En basitinden şu bankalardan bahsedeyim sizlere. Sevdiğim kızla evlenmek istiyorum. Tabi bir mal varlığımda olmadığından kredi çekmem gerekiyor. Bundan 5 ay öncesine kadar telefonumdan eksik olmayan kredi mesajları bir iki ay ödemelerim kötüleşti diye kesildi. Gittim bankaya kredi çekmeye, ee nede olsa evlilik değil mi ? Para lazım. Adamlar kredi vermiyorlar. Borçlarımı düzgün ödeyememişim bir kaç ay. Vay anasını ! Ulan borçlarımı ödeyebilsem paraya ihtiyacım olmasa krediyi neden çekeiym ? Paraya ihtiyacım olmadığı anda kredi vermeye zorlayan bankalar, paraya en ihtiyacım olduğu anda kredi vermek istemiyorlar. Sanki bu gün en fakir adam bile kredi çekse, ödeyemese paraları kalıyor ! Hayır tabikide, bankalar o kredi borcunu zarar gösterip devlete ödeyeceği vergiden düşüyor. Buda yetmezmiş gibi senin benim borçlarını başka firmalara satarak faiz üstüne faiz bindiriyor. İşte bunlar hep kapitalist sistem. Neyse ne, benim konum başkaydı fakat bununda etkisi var üzerimde. Haliyle kredi çekemeyince benim evlilik işi Uzadı.

Sevgilimle 9 senedir birlikte olunca kızda evlilik bekliyor. 5 senedir çalışıyorum kenara birşeyde koyamadık aile borçlarını ödemekten. Çok değşik özel sebepler ve hatta yaptığım hatalar yüzünden sevgilim benimle konuşmuyorda, kısacası ne huzur kaldı ne mutluluk. Ne hayat kaldı ne aşk. Duyguların hepsini bir sepete koyup gömdüm. Ne nefret hissedebiliyorum ne hırs. İşin kötüsü kalbimde ona karı beslediğim aşktan başka hiç birşey yok. Acıma duygusu bile yok. Karşımda ağlayan insanlara karşı bir antipatim bile başladı. İnsanlığımı kaybediyorum dostlar.

İnsanı insan yapan duygularıyken, ben hayvanlaşmaya doğru evrim geçiriyorum. Hayır olsun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir