Karalama Defteri 152 2

Hayatımızdaki Eşitsizlik

Hayat her zaman, her insana aynı şartlarda bir yaşam biçimi sunmuyor. Bugünkü yazmak istediğim yazı işte tam olarak bunun üzerine olacak. Şunu anlarım, kimisi Afrikada doğar oranın koşullarında çok bir şey elde edemeyeceğini bilerek yaşar. Eğer kendisi istiyorsa belkide bir gün topçu, popçu olarak biryere gelir veya getirilir bilemem. Fakat aynı ülke içerisinde yaşayıp farklı yaşam tarzlarına bürünmüş insanları bir türlü anlayamıyorum. Hani toplum olarak fakirlik diyerek basitçe geçiştirdiğimiz konudan bahsediyorum. Sosyalist bir devlet olalım tek yol devrim demeyeceğim tabi ki. Siyaset yapacak olsam blog açmam bu işi sahalara dökerim. Ben biraz daha derine inmek istiyorum aslında, en derinlere, insanların kişiliklerine inmek istiyorum.

Zengin ailede doğmuş şanslı çocuklardan bahsetmek istiyorum, fakir ailede doğmuş suçlu (!) çocuklardan bahsetmek istiyorum. Farkındaysanız şanssız demedim. Çünkü şans ile suç arasındaki çizgi çok kalındır ve ülkemizde şanssız diye nitelendiremeyeceğimiz kadar acı çekiyor fakir insanlar. Adeta bu ülkede fakir olarak doğmak suçmuş gibi davranılıyor insanlarımıza. Zengin bir ailede doğup, paranında getirisiyle güzel bir bedene sahip olmak ülkemizde prim yapmaya yetiyor malesef. Zaten çok saçma şeyler prim yapmıyor mu bizim ülkemizde ? Özellikle gayler… Bir ülke düşünün, dışarıdan baktığınızda hepsi homofobik gibi gözüksün fakat o ülkenin içine girin sosyal medyada en ünlü fenomeni bir gay ve yaptığı tek şey gay esprileri olsun. Ben burada asla eşcinselleri eleştirmiyorum. Fakat önümüze bir eşcinsel getirdiler, al bu atomu parçaladı fizikte, bilimde, sanatta bilmemnede çok başarılı oldu dediler de biz mi onu bağrımıza basmadık ? Dünyanın neredeyse en gereksiz insanlarına prim verdik. Mutlu ettik, gerçekten gereken insanlar ne oldu ? kimse onları umursamaz ki.

Konuyu saptırmadan geri döneyim, zengin doğanlar ve özellikle zengin doğan kızlar. Ergenlik yaşını geçtiklerinde kendilerini sözüm ona burjuva sınıfından gören tavırlarla insanları eziklemeyi seven ama tek yaptıkları şey ellerinde telefon vatana millete zerre hayırı, yığınlıtıktan başka işi olmayan bu tipler. Birde bunların erkek versiyonları var tabi, sözüm ona istedikleri her kızı s.kebileceklerini sananlar ve hatta bunu becerebilmek için maymuna dönüşmüş tipler.

Oysa tek gözlü evinde annesi ve babasını bakmaya çalışan kendini işine ve ailesine adamış daha 18-20 yaşındaki delikanlılar var birde. Tabi ki bunları yolda görseler üstündekiler marka değil diye yüz çevirecek kızlar var ülkemizde. Ben bütün zenginler böyle demiyorum içlerinde iyi şeyler yapanlar elbet vardır. Fakat gereksiz insanları gereksiz yerlere getiriyoruz. Sonra o gereksiz insanların hayatlarına gıpta ile bakıyoruz oysa ki onları oraya yine biz getirdik.

Keşke hayat her insanın eşit doğduğu ve ilerideki kararlarına göre başarı elde edebildiği bir sistemden ibaret olsa. İşte o zaman dünyaya gelişimizin gerçekten bir amacı olduğunu düşünürdüm.

“Hayatımızdaki Eşitsizlik” üzerine 2 yorum

  1. Selçuk SÖNMEZ dedi ki:

    Kesinlikle sizinle aynı fikirdeyim, fakir kesmi susturabilmek için sürekli “zenginlerin eşi/dostu olmaz” gibi söylemlerde bulunuyorlar. Eş/dost önemli lakin, bu devirde millet parası olana eş/dost oluyor.

  2. hakans dedi ki:

    Yarama dokundun resmen bu durum malesef biz ve bizim gibileri etkileyen bir durum. Sanki herşeyi olanın bi sorunu yokmuş gibi onların tek sorunu bu dünyadan başka daha neler alırım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir